Kadın

Kadın ne ister sorusunun cevabını sonunda buldum . Artık bilge bir kişiyim sanırım . Tibete gidip turuncu bişeyler giysem eminim aralarında sırıtmam .

Kadın dediğin ufacık bir şey ister ama bu reklamlardaki elmas değildir . Hatun kişi erkeğinin hayatını ister . Aklını ,vücudunu, yaşam enerjisini,çalışma azmini ,neyi varsa herşeyini. Bu onun için ufacık bişeydir. Her erkek ona bunları sunmakla yükümlüdür zaten .Doğuştan biz onlar için varız ve köleliğimizde onlara sorun çıkarmamakla yükümlüyüz. Onlar için ilişki budur .Köle erkek ve sahip kadın ömürleri boyunca bu şekilde yaşarlarsa mutluluk onları beklemektedir.

Peki ilişki bundan mı ibaret? Erkek denen ırk kadınından başka bir şeyi düşünez mi ? Bu suç mu ? Sabah kalkıp sevgilisini aramıyan bir adam gerçekten hain midir. Telefonunu unutan,işine dalıp aramıyan adam ? Aynı şeyi kadın yapsa eminim çok mantıklı bir açıklaması vardır ve bu açıklama kesinlikle tartışmaya açık değildir.

Anlamadığım şey aşırı şımartılmış türk kadın tipine karşı erkeklerin bu kölelikten ancak ilişki başladıktan aylar sonra çıkmaya çalışmaları bazılarınınsa ölene kadar çıkamamaları . Çıkmaya çalışmaları tabiiki büyük çoğunlukla sadece çalışmaktan ibaret kalıyor.

İlişkiye bu kadar kısıtlamak gereklimi . Kadınlar gerçekten yanında duran erkekleri çocukken oynadıkları “Ken” den farksız görmek istemezlermi . Benim kafamdaki ilişki tanımı (bunun bi tanımı varsa tabiiki) iki kişinin birbirine karşılıksız güvenerek serbest bırakmaları ve bu zamanda ortak bi hayat yaşamaları . Güven tabiiki büyük bir kelime . Ama işin içinde sevgi denen lanet duygu varsa bu güven olmalı . Çok seviyorum ama güvenmiyorum bana dünyada söylenebilecek en büyük yalan gibi geliyor. Demekki sevmiyosun ve bu ilişki senin için sadece bir alışkanlık . Güveniyorsan yanındakini serbest bırakırsın .

Neden sevgililerimizi serbest bırakmıyoruz . Yıllar önce okuduğum bir kitapta yazar hayatta en nefret ettiği şeyin sahiplenmek ve sahiplenilmek olduğunu yazmıştı. Yanımızdakini sahiplenmek onun hayatını kısırlaştırmaktan başka bize nasıl bir yarar sağlıyabilirki . Eminim bundan hoşlanan insanlar vardır ve umarım benim hayatımdan uzak dururlar.

Cevahir Trafiği Kilitleme Merkezi

Cevahir Alışveriş Merkezi :

Milli gururumuz. İstanbulumuzun Göz Bebeği .Eksik olan alışveriş merkezi ihitiyacımızı karşılayan eşşiz bina. Rivayetlere göre dünyanın en büyük 2. avrupanın en büyük alışveriş merkezi .(Çindeki şehir büyüklüğündeki alışveriş merkezlerini adam yerine koyulmadığı belli!).

Geyik bir yana kaçıncı olursa olsun istanbul halkına getirdiği zararlar ne kadar büyük olursa olsun gerçek anlamda güzel ve büyük bir alışveriş merkezi .Yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım. Kalitesi,mağazaları toplumdan herkesim insanın kendisine uygun bir şey bulabildiği ender yerlerden biri .

 Cevahir A.M.`nin nasıl bir yer olduğu,nasıl yapıldığı,yapılırken herhangi bir düzenbazlık yapılıp yapılmadığı gibi konular umrumda diil . Cevahir ile alakalı olan tek umrumda olan konu Mecidiyeköy trafiğine yaşattıkları sancıları . Zaten senelerdir iş başlangıç ve bitiş saatlerinde hengame olan trafiğine çözülemiyecek darbeyi vurması .

Belki yazıcağım sıkıntılar direk Cevahir A.M. ye yönlendiricek şeyler olmasa bile işin arkadasındaki gerçek sebebinin bu A.M. olduğu açık.

2007 nin son aylarında gelen yönetmelikle yada her ne ise alışveriş merkezlerinin otoparklarında ücret talep edilmesi yasaklandı . Buna flyinn ve bir kaç A.M. olumlu yaklaşırken Cevahir gibi alışveriş merkezleri cezanın komik boyularda olması dolayısıyla ciddiye almadı ve cezayı ödemenin daha kolay olucağını düşündüler. Cevahiri örnek alırsak her araba girişinden 5 Ytl alan bir otopark günde hafta sonlarınıda sayıp ortalama alıp 5000 arac desek 25000 ytl alsa . Aylık kazancı 750000 ytl yapar . Belediyede bu A.M göstermelik olarak 40 yılın başında 25000 ytl lik bir ceza keserse sonuc haliyle bu A.M nin belediyeyi takmaması olur .Aklı olan kim olsa aynısını yapar sonuçta bu ticaret ve herkes para kazanmaya çalışıyor. Ama bu neyi getiriyor kısmına gelirsek heryere arabasıyla gitme meraklısı halkım benzin parasını umursamazken vakit geçirmesi için gerekli 5 Ytl yi otopark ücreti ödemek yerine çevre sokaklardaki caddelere gelişi güzel parketme buluyor. Bütün ara sokaklar tek şeride düşüyor ve bu onların geniş kalplerinde zerre kadar umursamaya neden olmuyor. İnsanların ailelerine küfretmek ne kadar beni üzsede o an hüznümü içime atıp tüm sülalerini elden geçirme isteğine tüm bedenimi kaplıyor. Her yerde park edilmez tabelası varken canım ülkemin polisi sanki normal birşeymiş gibi yolu linç eden arabaların yanından umursamaz bir şekilde geçiyor. Emniyet müdürlüğüne sayısız şikayetime rağmen tek bir arabanın oralardan çekildiğini görmedim .Ve bu şekilde yönetilmeye devam ederlerse ömrüm boyuncada görüceğimi tahmin etmiyorum . Sonuca gelirsek Cevahir A.M. belediyeyi kazımayıp otoparkından para almaya devam edicek ,kendisinden başka hiç bir şeyi düşünmeyen 3.sınıf kişilikteki halkım her bulduğu deliğe parkedicek ve olanda bu alanda yaşıyan insanlara olucak . Mecidiyeköye giriş ve çıkışın 1 saat sürdüğü günleri düşünüp ne günlerdi diycez.

2. Konuysa Cevahir A.M. nin giriş kapısındaki otopark . Mecidiyeköyün en sıkışık caddesini otopark gibi kullanan taksi ve belediye otobüsleri . Gerektiğinde yolcu alma adına üç sıra birden çıkmak onların hakkı. Çünkü sorarsanız ekmek parası kazanıyorlar geri kalanın hiç bi önemi yok . bu ülkede biri ekmek parası kazanıyosa yaptığı herşey caizdir . bu insanlar içinde durum böyle . gerekirse tüm yolu kapıyabilirler . 50 metre geride bir otobüs durağı olmasına rağmen bir durakta cevahirin önüne konmasını nasıl bir mantığı olabilir anlamak mümkün değil . Her yolu babalarının yaptırdığını düşündüğüm taksicilerinde orda saatlerce beklemesine bir demiyen polis memurlarınıda anlamam mümkün değil . Ama bunların haricinde her metro olan ülkede otobüslerin metrolara dikey hatlarla bağlanırken türkiyemde paralel hatla metroları takip etmesini anlamamsa hiiiç mümkün değil .

Madem otobüsler işlemeye devam edicek o metroyu yapmak için ne zahmet ettiniz ve bizim paramızı niye harcadınız!!!

İstanbul da hiç bir şey değişmiycek burası kesin sanırım benim gibi düşünen insanlar ya istanbulun ç 

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=5206

Bale

Bale SanatıHYII ya göre en baba sanat

Bu bale nedir ?

Gerçekten nedir . Bugün kızarkadaşımın zoruyla 27 senelik hayatım boyunca yapmadığım bir şeyi yapıp fındıkkıran gibi bu sanatın (bana göre değil) en iyi örneklerinden birine gittik . Klasik müzik başlayıp perdenin açılmasını beklerken kız arkadaşımla konuşmaya baladım . Uzun süredir onu görmediğim için perde açılana kadar biraz hasret gidermek kimseye zararı olmaz diye düşünmüştümkü büyük sanatsaver kuvvetle andrapoza girmiş 60 yaşlarında bir amcam “şşt” diyip 10 saniye gözlerimin içine bakmasıyla baleye yapılabilecek en büyük hakareti yaptığımı farkettim ve sustum . tabiiki bu başka bir ayrıntı.

1 Saat boyunca hayatımın en büyük eziyetini sessiz bir şekilde izledim . Tüm moral bozukluğumla sigara içmek için ayağı kalkarken son ümidim herhalde tüm salonun aynı çöküntüyle salondan çıkmasını izlemek olucaktı . Ama olmadı!! Herkes mutluydu . İzledikleri şeyden okadar etkilenmişlerdi ki suratlarında konuyu anlamanın ve izledikleri sanattan! sınırsız keyif almanın sağladığı sevinçle ağızları bi karış açık şapşal bir gülümseme saçarak sigara içmeye indiler. Şapşal dememin tek sebebi insanların izledikleri o şey ne ise ondan anladıkları şeyi beni anlamamam oldu sanırım .

10 dakikalık arada izlediğim şeyin izleyiciye ne anlatmak istediğini düşündüm durdum . Çünkü bi konu olması lazımdı,anlatılmak istenilen bir düşünce,bağlanılıcak bir ana fikir. Hayır bunlar kesinlikle yoktu . Demekki kendimden şüphe etmemede gerek yoktu. Kesinlikle 2. perdede bir şeyler açığa çıkıcaktı . Tek açığa çıkan şey yanımda oturan andropoz amcanın da yanındaki hatun konusunca konusmak zorunda kalan bale düşmanı kendisi yapınca haklı başkası yaptığında ona dik dik bakmasını bilen bi insan müsvettesi olduğuydu. Solo performanslarıyla buz pateni pistinde artislik patinaj yapan insanları hatırlattı bana 2. perde.

Neyseki herşeyin bittiği gibi 2 perdelik bu zaman ziyanı oyunda bitti ve insanlar alkışlamaya başladı . Kendimi ayağa kalkıp alkışlamamak için çok zor tuttum .Alkışlıyacağım şey kesinlikle oyuncuların! performansları değil zamanın ta kendisiydi . 2 saati öyle yada böyle geçirdi ve oyundan çıkmamam vesile oldu . Oyun bittikten sonra gerzekliğimden hiç utanmadan kız arkadaşıma oyunun ne anlattığını sordum . Verdiği cevap çok güzeldi bilmiyorum ama dekor ve oyuncuların hareketleri çok güzeldi . Cahilliğimden utanmadım ve bana oyunu tavsiye eden 2 arkadaşıma oyunun konusunu sordum ve onlardan da çok benzer cevaplar aldım .

Sanırım bale böyle bir şey . Konusuz adult filmler gibi . Hızlı ve anlamsız kendini tatmin etme yolu.

Eve gelince wikiyi kullanıp bale nedir diye baktım . Wikiye göre bale “Bale dansı, mimik, müzik, duygu ve dekor sanatlarının ileri standartda birleştirilerek kullanan bir tiyatro gösterisi olarak tanımlanabilir.” diyor . Peki Tiyatro nedir diye bakınca “Tiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla yazılmış edebi türdür. İnsanın sorası geliyo balenin neresi edebi tür.

Eğer bale müzik eşliğinde bir kaç oyuncunun parmak uçlarında yürümesinden dolayı sanat deniyorsa Sirkte çalışığ yerden 50 metre yükseklikte bir ipin üzerinde yürüyen zatı muhteremler sanatın en kutsal dalını yapıyorlar.

Kimseye neden baleyi seviyor yada sevmiyor demiyorum,herkes istediği şeyi izlemekte özgür sadece bugün kaybettiğim 2 saatlik zamanı neden kaybettiğimin arayışındayım .

 Dip Not 1 :Fındıkkıranın AKM de oynanan versiyonu gerek balet ve balerin senkronu tutturamaması gerekse müzikte durağanlığın insanı uyutucak kıvama getirmesi sayesinde ciddi anlamda gidilmemesi gereken bir aktivite.

Dip Not 2: AKM de bir çok operaya gittim ve her gittiğimde yasadığım eziyeti oturma yerim değişmesine rağmen yine yaşadım . Artık AKM nin yıkılıp yerine yeni bir kültür merkezi yapılmasını istemeyen zihniyetin kesinlikle yapılan aktiviteleri önlerinde oturan insanların enselerini izlemek ve kıçlarını o dünyanın en rahatsız koltuklarda düzleştirmek istemelerine veriyorum .